kızılderili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızılderili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2012 Cuma

Bir kızılderilinin bana olan aşkı 2

  Eveet bugün de onların yanına gittik. Çocuk bizi görür görmez yüzü gülmeye başladı. Yine annem ve arkadaşlarıyla birlikteyim. Ona el salladım o da bana öpücük atıp, yanına çağırdı oturmam için. Gitmedim. Artık onların grup bizi tanıyor olacak ki bize selam verip hoşgeldiniz diyorlar. Bunlar tabi yine oynadıktan sonra mola verdiler. Yine aynı bakış, bu sefer baya baya süzülüyorum ama. Hadi dedim bi e-mail adresini isteyeyim de arada konuşuruz. Hiç değilse yabancı arkadaşım olur diye bi havalara girdim görmelisiniz. Annemin arkadaşı benden hızlı çıktı. Gidip e-maili sordu.Varmış. Biz kağıt kalem falan ararken telefona yazmak aklımıza gelmedi. O da telefonu işaret etti. İşte verdim telefonu yazdı e-mailini. O da kendi telefonunu uzattı. -Numaranı yaz, telefonla konuşmak dedi.Hiç düşünmemiştim numarasını alırım falan diye ama o da uzatınca iyi yazayım bari deyip yazdım, ardından da e-maili. Şaşırdım. Ellerinde son model telefon bir de kendilerine ait telefon numaraları var. Bunlar Peru'dan gelmişler. 4 ay sonra gidecekmiş. 2 yıldır Türkiyedelermiş. İtalya da müzik dersi alıyormuş.
 
    Oynadıkları sırada yine bakıyor, göz kırpıyor. Ama bizim geldigimize cidden çok sevinmiş. Bu aradaaa çocugun adını ben yanlış anlamışım adı Rüzgar miş. Kızıldereli adı farklıymış. Telefonuma adını yazarken gördüm. En son fotograf çekilceklerdi bizimkiler, bende girip çekilmek istemiyordum Rüzgar sen de gel dedi. Allam ya iyi dedim gidip tekrardan çekildik. Neysee bunlar erkenden toparlanmaya başladır son vapura yetişmek için. Bizimkiler bunla vedalaştılar. Bende geri kalmayayım  Rüzgar hadi görüşürüz dedim. Telefon? deyip işaret etti. Evet yarın ararım seni nerde oldugunuzu sorarım, geliriz dedim. Böyle suratını astı. İyi akşamlar dedim gittim. Annemde ne kadar üzüldü çocukcagız ya dedi.

    Eve geldik hadi dedim şu çocugu ekleyeyim msne feyse. Feyse ekler eklemez kabul etti bildirimi geldi. Ardından da merahaba. Aha dedim şimdi bu bana sürekli yazarsa şaşmayım. Msne de ekledim ordan da hemen yazdı. Sonra da tutturdu cam cam diye. Annemi çağırdım bak dedim neler yazıyor. O da bir yandan çocugu övüp duruyor. Bak ne güzel çözmüş Türkçeyi, ne güzel yazıyor.dedi.  Sonra bu çok seni seviyorum. Sen çok güzel. Ne olur cam aç,seni görmek istiyor. Diye tutturmaz mı. Ha birde erkek arkadaşım var senin? diye yazdı. Onu anlayamadım, galiba sevgilimin olup olmadıgını soruyor. Dedim anneme bu böyle giderse ne onların gösterilerine giderim ne de konuşurum. Gerçi niyeti baştan belliydi. Ama böyle olacagını düşünmemiştim. Annemde saçmalama ne güzel arkadaş buldun işte,konuş deyip durdu. En son da ısrar etme ve iyi geceler deyip kapattım. Aboov yani ne yapıcam ben. Ama ben bi de hep yabancı arkadaşım olsun istemiştim. Bu da böyle kalmalı. Düüşünsenize evlendigimizi falan omg omg omg ...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Bir kızılderilinin bana olan aşkı 1

 Bakın sıcagı sıcagına yazıyorum:) Bugün akşam sahile çıkalım dedik. Bizim burada çarşı tarafında 1 haftadır kızıldereliler dans ediyor, şarkı söylüyorlar falan. Bende sıkılırım hani şöyle 5 dk bakıp giderim. Annem bayılıyor ama saatlerce izler. Neyse bu akşamda onlar vardı. Güya sahile gidecektik, annem ve arkadaşı takılı kaldı onlara. Hadi dedim bende izleyeyim bari. Bazıları türkçe konuşuyor ama daha çok ingilizce.  Aha dedim  ingilizce bilseydim ne güzel konuşurdum şunlarla.
 
    Sonra onların gruptan biri sürekli bana bakmaya başladı. O nasıl bir bakıştır anlatamam. Bende bari dedim gideyim yaşını sorayım çocuga. Ordan nasıl bağırıyorum - how old are youuuuuuu . Bişeyler mırıldandı duymadım, sonra bana -gel gel. dedi. Aha sıçtık dedim umarım ingilizce bişeyler söylemez. Gittim yanına -21 yaş senin, dedi. Bende -18 deyip gülümsedim. O da -güzel deyip güldü. Sonra gittim oturdum bizimkilerin yanında. Çocuk daha bi bakmaya başladı bu sefer.Annemi işaret ederek -annesi mi dedi. Bende -evet evet annem diye atladım. Güldü. Bende naziken gülümsüyorum falan. Sonra bu gitti grup arkadaşlarına beni anlattı heralde ki onlar da bana bakıp bakıp gülümsediler.
 
   Millet fotograf çekiliyor, bu seferde annem tutturmuş -hadi LaLa sende fotograf çekill diye bi ısrar bi ısrar. Artık dayanamadım -iyi al hadi çek. dedim. Gittim çocugun yanına o da zaten bi heves bi heves sormayın gitsin. Fotograf çekilcegimiz sırada belime bi sarıldı aman Allahımm. Sonra -benim manita diye söylenmeye başladı. Bozuntuya vermedim çekildik fotografı, teşekkür ettim. O da rica ederim dedi. Gittim yine yerime oturdum. Bunlar başladı bir oynamaya, nasıl ama süper yok böyle birşey. Annem ve arkadaşı hemen çocugu damat yerine koydu. Ya susun bi yanlış anlıcak şimdi deyip durdum. Bunlar dans ederken bizim damat yan gözle sürekli bizim tarafa bakıyordu biz burdamıyız diye. Ben de içimden -aman canımm seni bırakıp gidermiyim hiçç. Onlar oynadıgı sırada bi amca geldi. -bunlar bizim türk mü? apaçiler mi yoksa? dedi. Bize bir gülme krizi geldi anlatamam.
   Mola verdiklerinde benimkine adını sordum hurrist diye bişeyler söyledi anlamadım tam. Sonra hemen senin diye ekledi. Söyledim. Önce bi şaşırdı söylemeye çalıştı. 3.denemesinde oldu ama. Annem nasıl seviniyor anlatamam. Sanki dersin gelin gidiyorum Güney Amerikaya. Sonracıgımaa babam geldi. Babamda -hadi benimde fotografımı çek diye söylendi. Hurriste de ekledim hemen -bu benim babam diye. Çocukcagız şaşırdı. Hemen konuşmaya başladı. Siz turkey,izmir burada? Babam da -he evet deyip geçiştirdi. Damadına böyle yapmaması gerekirdi..
   Biz böyle eğlenmeye devam ederken bitişe yaklaştık. Bir yandan içim burkuluyor falan. Saati sordum kaçta biticek diye. Yarım saat sonra dedi. Sonrada hayal eetmeye başladım ben şunun telefon numarasını, feysini falan aldıgımda, konuşup kaynaşıyormuşuz sonra ben gelin olarak gidiyormuşum diye etmedigim kurmadıgım hayal kalmadı. Bunlar bu arada vapura da kayık diyorlar :)) Annem bütün akşam onları övüp övüp durdu. İşte bizim damat nasıl oynuyor, bak bak şu hareketlere, ay ne tatlılar. Pf yani gına geldi.Birde sürekli saçlarını tarayıp örüyorlar. En son üstlerini çıkardılar o taktıkları tüylü şeylerini yani.Anacım çıkar çıkarda bitmiyor ha, en son bi incecik atletleriyle kaldılar. Böyle vücut hatları belli oldu hepsininde. İyiydi begendim ama boyları kısa :( Bunlar en son metroyla basmaneye gideceklerdi bana giderken el salladı uzun uzun. Ben de ona tabiki de. Ay kıyamam ya. Neyse ki yarında varmış. Yarında gideriz galiba. Annem damadı boş bırakmaz. 
   Şimdi biraz onlarla ilgili araştırmalarımı yapayım:)


   Ve bi kere daha dedim ki ingilizcenin gözü körr olsuuuuun. En yakın zamanda öğreneceğim diye kendime söz verdim.  Bakalım yarın neler olacaakk :)