hayalperest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayalperest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2012 Salı

Birazcık kendimi anlatmam gerekirse..

   8 Mart Dünya Kadınlar Günün de doğmuşum. Bunun için bana çok şanslısın derlerdi; Din hocacıgım da dahil.
 
   Balık burcuyum, buradan yola çıkmam gerekirse çok duygusalım. Ota boka ağlarım yani. Kolay kolay sinirlenen biri değilimdir. Bunun içinde benle çok uğraşırlar bazı arkadaşlarım (bunlar genellikle erkekler olurdu). İnsanlara okadar çok değer veririm ki verdigim değerin yarısını kendim görmem. Galiba bundan kaybediyorum.
 
Bebeklere bayılırımm. Sanki onları mıncırmak için gelmişim dünyaya.

Eski sevgililerime karşı çok fazla hırçınımdır. Karşıma çıktıklarında sokak ortasında söver, küfür ata ata yürürüm. Arkama bile bakmam. Beni melek gibi biri sanırlar. Doğrudur çünkü onlara karşı hiç bir yanlış davranışta, harekette bulunmadım. Ama nefret doluyum.
 Bir gün Aşk'ın beni bulucagına inanip, sürekli sevgili hayalleri kurar evleneceğimiz günleri düşünürüm. Hangi kız düşünmez ki?
 
   Gezmeye, eğlenmeye bayılırım. Yeter ki yanımda bana eşlik edecek deli dolu biri olsun. Ama gelin görün ki  bazen evden dışarı çıkmam. Annemin dedigine göre ''ev kuşu''lugum tutar. Evet evde tek başıma oturmayı, tv seyretmeyi de çok severim. Bazen böyle durumlarda sanki depresyona girmişim gibi hissediyorum ve beyaz atlı prensin gelip beni kurtarmasını bekliyorum..
   Erkek kankam yoktur. Ama hep onuda hayal etmişimdir. Nedense erkeklere bu yönden yaklaşamıyorum. Keşke bi erkek kankam olsada akşamları eğlensek gezsek dertlerimizi paylaşsak. Çünkü gerçekten erkekler iyi dinleyici. Sanırım bu benim tek olmamdan kaynaklanan bişey. Ne bir kardeş ne bir abla-abi var :(
Ailem bunun için üzerime çok düşkündür. Şımarık biri değilim sadece sevdigim insanların yanında şımarırım. Bununla birlikte sakin bir yapım vardır. Ha bu arada çok fazla inatcıyımdır. Söyledigim laftan ölsem de dönmem.
 
   Yazı yazmaya bayıldıgımı söyleyebilirim. Hayalim çok küçükken model olmaktı. Sonra öğretmen. Ve şundan bir kaç yıl öncede yazar olmaktı. Roman yazmak cidden emek verilecek bir işmiş. Kaç kere heveslenip 20-30 sayfa yazdıktan sonra bıraktıgım oldu. Kendimi geliştirdikten sonra onlara da bir el atmayı planlıyorum.
   Blog açtım çünkü yazdıklarımı sizinlede paylaşmak istedim. Ama defterdeki gibi kalem,kağıdı aramıyor değilim. Oranın havası daha bir başkaydı. Neyse buraya da alışacagım. Fazla uzatmayayım, yazdıkça siz de beni tanıyacaksınız :)


NOT: Aşkk varr. Aşk olmadan aslaaa.