aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2013 Pazar

Bana ne olmuş?

Niyedir bilemiyorum aslında biliyorum da cevabını vermekte üşeniyorum. Bir yandan evde oturmak film seyretmek, kitap okumak istiyorum  (yapıyorum da ) diger yandan doyasıya gezip eğlenmek.

5 güne yakın dışarı çıkamamıştım dişimin şişip çekilmesinden dolayı. Ama şu dışarı çıktığımın birkaç günü acayip sersem gibiyim. İnsan görmeyeli sanki seneler geçmiş gibi geldi bana. Doyasıya gezmeye can atan ben; kalabalıkta ve sessiz ortamda başıma agrılar giriyor, böyle ne bileyim ayağım tutmuyor,gözlerim tuhaflaşıyor hemen eve atmak istiyorum kendimi. Bir de gürültüyü kaldıramıyorum. Bu arada dişten yemek yiyemediğimden (az yediğimden) dolayı da (5 günde) 3 kilo verip 50 ye düşmüşüm. O sırada annemin şaşkınlıgını görmeliydiniz. Derhal yemek yiyorsun LaLa!!! Dışarı çıktığımızdan beridir söylediği laflar; şunu yemek ister misin? Bak nefis, Hadi tatlı alalım mı?, Dondurma ısmarlayayım mı ha ?, Patates yer misin sen seversin, Hadi ama şundan az bişey alll !...
Benim ise cevaplarım çok klişe ve bir o kadar da öfkeliydi. Yeter ama yemek istemiyorum, anlamıyomusun?, Offf sıkıldım artık yemicem yemicem dedim!!, Yemek istesem söylerim ya da kendim alabilirim öyle değilmi?, Canım çekmiyoor ısrar etme ama yeterrrrrr!
Dışarıdan eve kendimi zor atıyorum sonra. Kafam da bin ton kuşlar uçuşuyor ve laaap yatağımdayım.
Bu çıktığım günlerdeki alışveriş magazalarında hep bebeklerle, çocuklara denk geldim. Bebeklerle aramda sanki çok özel bir bağ var. Bugün hatta 5-6 aylık bi bebeğe yaklaşıp çokkkk tatlısın ama deyip gülümseyerek el salladım. O da bana anında karşılık verdi ve tatlı tatlı güldü. Özlemişim bebeklerle ilgilenmeyi, onları sevmeyi..

Hani demiştim ya ev kuşulugum tutar benim diye bu da bi haftanın nasıl geçtiğine işaret. Umarım diger haftalar böyle geçmez..
Yarın yeni bir ayın ve yeni bir haftanın başlangıcı olacak. Severim böyle tesadüfi şeyleri. Ve benim temmuz ağustos dedim mi aşk hayatım gelişiyor. Ben de merakla bekliyorum da, evde sürekli oturursam da gelmez ama talibim değil miiiii ?
 :)



1 Kasım 2012 Perşembe

Hey :(



Merhabaaa merhabaaaa

Çokkk yorgunum. Derslerden, dersanelerden kusasım geliyor. Bu işkenceyi daha fazla çekmek istemiyorum :(

Neysee ben bu blogu açtıgımdan beri defterime yazı falan yazmıyorum. Sıkıldıgım zaman defteri karalar, kendimce de saçmalardım. Sanırım bi süre bu blog da saçmalayacagım. Keşke resim yapma gibi bişey olsaydı şu bloglarda, yazar,çizer çıkardım hiç değilsee.

Halaa yalnızım kalbimi çalıp giren birileri yokk. Daha çok çalıp kaçanlar var. Onlarada ben aldırış etmiyorum. Gelceksen adam gibi gel yanii. Ne o çocuk oyuncagımı kalbim:/ ??

Bu arada Kasım  gelmiş.. Yaz ne çabuk geçti ya.. Kızılderili günler, tatil günleri geçip gitti bi anda. Yaz gibisi YOOOOK.. Şimdi gelde bu soguklarda uğraş. Böyle hava uzun süreli karanlık olunca içim sıkılıyor :(

sıkıldım ve gidiyorum şimdilik :/
                                                                              :( :( :(: :((


















Öpüldünüzzz şekerlerr

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Gecelerrr..

 Sevgi sözcükleri dökülüveriyor ağzımdan..
 Yine zaman sen diyor, ve bir kez daha.
 Gece midir beni böyle yapan,
 Yoksa yine mi bendim Aşk'a tutulan?

                                 
                        by LaLa

                                                                                                             

19 Temmuz 2012 Perşembe

Bir kızılderilinin bana olan aşkı 1

 Bakın sıcagı sıcagına yazıyorum:) Bugün akşam sahile çıkalım dedik. Bizim burada çarşı tarafında 1 haftadır kızıldereliler dans ediyor, şarkı söylüyorlar falan. Bende sıkılırım hani şöyle 5 dk bakıp giderim. Annem bayılıyor ama saatlerce izler. Neyse bu akşamda onlar vardı. Güya sahile gidecektik, annem ve arkadaşı takılı kaldı onlara. Hadi dedim bende izleyeyim bari. Bazıları türkçe konuşuyor ama daha çok ingilizce.  Aha dedim  ingilizce bilseydim ne güzel konuşurdum şunlarla.
 
    Sonra onların gruptan biri sürekli bana bakmaya başladı. O nasıl bir bakıştır anlatamam. Bende bari dedim gideyim yaşını sorayım çocuga. Ordan nasıl bağırıyorum - how old are youuuuuuu . Bişeyler mırıldandı duymadım, sonra bana -gel gel. dedi. Aha sıçtık dedim umarım ingilizce bişeyler söylemez. Gittim yanına -21 yaş senin, dedi. Bende -18 deyip gülümsedim. O da -güzel deyip güldü. Sonra gittim oturdum bizimkilerin yanında. Çocuk daha bi bakmaya başladı bu sefer.Annemi işaret ederek -annesi mi dedi. Bende -evet evet annem diye atladım. Güldü. Bende naziken gülümsüyorum falan. Sonra bu gitti grup arkadaşlarına beni anlattı heralde ki onlar da bana bakıp bakıp gülümsediler.
 
   Millet fotograf çekiliyor, bu seferde annem tutturmuş -hadi LaLa sende fotograf çekill diye bi ısrar bi ısrar. Artık dayanamadım -iyi al hadi çek. dedim. Gittim çocugun yanına o da zaten bi heves bi heves sormayın gitsin. Fotograf çekilcegimiz sırada belime bi sarıldı aman Allahımm. Sonra -benim manita diye söylenmeye başladı. Bozuntuya vermedim çekildik fotografı, teşekkür ettim. O da rica ederim dedi. Gittim yine yerime oturdum. Bunlar başladı bir oynamaya, nasıl ama süper yok böyle birşey. Annem ve arkadaşı hemen çocugu damat yerine koydu. Ya susun bi yanlış anlıcak şimdi deyip durdum. Bunlar dans ederken bizim damat yan gözle sürekli bizim tarafa bakıyordu biz burdamıyız diye. Ben de içimden -aman canımm seni bırakıp gidermiyim hiçç. Onlar oynadıgı sırada bi amca geldi. -bunlar bizim türk mü? apaçiler mi yoksa? dedi. Bize bir gülme krizi geldi anlatamam.
   Mola verdiklerinde benimkine adını sordum hurrist diye bişeyler söyledi anlamadım tam. Sonra hemen senin diye ekledi. Söyledim. Önce bi şaşırdı söylemeye çalıştı. 3.denemesinde oldu ama. Annem nasıl seviniyor anlatamam. Sanki dersin gelin gidiyorum Güney Amerikaya. Sonracıgımaa babam geldi. Babamda -hadi benimde fotografımı çek diye söylendi. Hurriste de ekledim hemen -bu benim babam diye. Çocukcagız şaşırdı. Hemen konuşmaya başladı. Siz turkey,izmir burada? Babam da -he evet deyip geçiştirdi. Damadına böyle yapmaması gerekirdi..
   Biz böyle eğlenmeye devam ederken bitişe yaklaştık. Bir yandan içim burkuluyor falan. Saati sordum kaçta biticek diye. Yarım saat sonra dedi. Sonrada hayal eetmeye başladım ben şunun telefon numarasını, feysini falan aldıgımda, konuşup kaynaşıyormuşuz sonra ben gelin olarak gidiyormuşum diye etmedigim kurmadıgım hayal kalmadı. Bunlar bu arada vapura da kayık diyorlar :)) Annem bütün akşam onları övüp övüp durdu. İşte bizim damat nasıl oynuyor, bak bak şu hareketlere, ay ne tatlılar. Pf yani gına geldi.Birde sürekli saçlarını tarayıp örüyorlar. En son üstlerini çıkardılar o taktıkları tüylü şeylerini yani.Anacım çıkar çıkarda bitmiyor ha, en son bi incecik atletleriyle kaldılar. Böyle vücut hatları belli oldu hepsininde. İyiydi begendim ama boyları kısa :( Bunlar en son metroyla basmaneye gideceklerdi bana giderken el salladı uzun uzun. Ben de ona tabiki de. Ay kıyamam ya. Neyse ki yarında varmış. Yarında gideriz galiba. Annem damadı boş bırakmaz. 
   Şimdi biraz onlarla ilgili araştırmalarımı yapayım:)


   Ve bi kere daha dedim ki ingilizcenin gözü körr olsuuuuun. En yakın zamanda öğreneceğim diye kendime söz verdim.  Bakalım yarın neler olacaakk :)